• Bakan Kirişci’den gıda açıklaması

    Bakan Kirişci’den gıda açıklaması

    9 Dakika Okuma Süresi
    6 ay önce
    Paylaş

    Tarım Ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Orman Genel Müdürlüğü’nün 38 bin çalışanı arasından seçilen kurum personeline ve Türkiye’nin ormancılığına üstün hizmet gösteren şahıs ve kuruluşlara başarılarından ve ormancılığa katkılarından kaynaklı mükafat verilebilecek 2021 Yılı Yeşilin EN’leri Ödül Töreni’ne katıldı. Orman Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda dördüncüsü düzenlenen mükafat törenine Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yunus Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikalar Kurulu Başkanı Şükrü Karatepe ve Birleşmiş Milletler Dünya Besin ve Tarım Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü Viorel Gutu’nun yanı sıra çok sayıda kurum yetkilisi katıldı. Ödül töreni kapsamında En Çalışkan, En Fazla Endüstriyel Ağaçlandırma, En Kahraman, En Fazla Orman Gençleştiren, En Adanmış, En İyi Maden Sahası Rehabilitasyonu gibi değişik kategorilerde 33 şahsa mükafat verildi.

    Ödül töreninin ehemmiyetine ilgi çekmek adına “Marifet iltifata tabidir” ifadesiyle sözlerine başlayan Bakan Kirişci, “Hakikaten zor şartlarda büyük bir marifet meydana koyan kıymetli kardeşlerimize biz de bu vesileyle bunu sunmuş olacağız. Farklı yöntemlerle da bu enler arasında bulunanlara da aynı şekilde şükranlarımızı, ulus olarak müteşekkir bulunduğumuzu ifade etmiş olacağız. Şimdiden bu en olmayı, enler arasında yer alabilmeyi gerçekte göstermiş, bütün katkılarını meydana koymuş kıymetli dostlarıma da şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    “TARIMIN TEMEL GİRDİLERİ NOKTASINDA BİRTAKIM SORUNLARI YAŞAMAYA BAŞLADIK”

    Son dehemmiyetde öne çıkan besin güvenliğine değinen Bakan Kirişci, “Ormanlarımızın ortamında yer aldığı bir iklimsel değişim hadisesi. Çok iyi hatırlıyorum. 2002’de ulusvekili bulunduğumda o vakit Mecliste başkanım vazifesini ifa eder iken bir hayli zorlanıyorduk. Zorlandığımız şey şuydu; bu tarım, besin dediğiniz şey ve devamında bizim ormanda vazife alanımızda bulunduğu amacıyla bunlara değişik bir bakış vardı. Öyle bir noktaya geldik ki gerçekte stratejik olması ve bundan kaynaklı da vazgeçilmezliği çok daha öne çıktı. Pandemi bize bunu bir kez daha gösterdi. Genellikle somut delillerle bunu meydana koydu. Pandemi ardından sanki bu pandemiden kurtulduk, kurtuluyoruz, maskelerimizi çıkarıyoruz derken bir de Karadeniz Bölgesi’nde iki komşu ülkenin sanki savaşıymış gibi anlaşılan, gerçekte bütün dünyayı etkileyen ve bundan ötürü her alanda, ama bizi henüz besin hususu ilgilendirdiği amacıyla ve bunu gerçekleştirebilmek amacıyla tarımın temel girdileri noktasında bazı problemleri yaşamaya başladık” diye konuştu.

    “MEVZUAT SÜRECİNİ TARIM VE ORMAN BAKANLIĞIMIZ BUGÜN İTİBARIYLA GERİDE BIRAKMIŞTIR”

    Emtia fiyatlarındaki artışı “Paranız olsa da bulamayacağınız” ifadesiyle tarifleyen Bakan Kirişci, “Hani denilir ya, ‘Keşke bunları yaşamasaydık.’ Keşke. Gerek tarım gerekse de bakanlığımızın adında eş güdümlü olan ve gerçekte çok kıymetli olan ormanı daha çok dünya olarak destekleyebilmiş olsaydık. Hükümetimiz, bilhassa tarımla ve orman ile alakalı bu geride kalan 20 senelik sürede Meclis evresinde yasama faaliyetleri kapsamında çok güzel mevzuatlar kazandırdı. Tabii ki hukuk devletinde asıl olan mevzuattır. Mevzuat olmadan sizin ilerlemeniz, önünüze amaçlar koymanız pek olası olmaz. O amaçla bundan sonra mevzuat noktasında yeterliliği olan, bir iki küçük eksikliği ile tamamlanabilecek bir mevzuat sürecini Tarım ve Orman Bakanlığımız bugün itibarıyla geride bırakmıştır” dedi.

    “GIDA KONUSUNDA BULUNURLUĞU ÜRETEREK GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

    Bakanlık vazifeine gelmesi ile üstünde titizlikle duracaklarını ifade ettiği hususun tarımın ve ormanın stratejikliği noktasından hareketle bunların geliştirilmesi, genişletilmesi ve bu alandaki üretimin her bakımdan artırılması bulunduğunu bildiren Bakan Kirişci, “Bizim bir numaralı meselemiz ve sorumluluğumuz, bulunurluğu sağlamak. Biz bunu üreterek gerçekleştireceğiz. Arada sırada Türkiye’nin her şeyi üretmesi arzusu ortamında olabiliriz, ama sonuçta tarım toprakları sınırlı ve bundan kaynaklı da istediğimiz her ürünü gereksinimimizin tamamını karşılayacak şekilde günümüz imkânlarla üretme hususu ile alakalı eksiklerimiz olabilir. Ama bizim Ar-Ge çalışmalarımızla verimi, paritesi, nitelikleri çok yeni çeşitler, yeni büyükbaş-küçükbaşta yeni bazı ırklar, bunlarla biz besinmızın temelini meydana getiren tarımsal üretimimizi mutlak suretle artırma gayreti ortamında olacağız” dedi.

    “TARIM İLE SANAYİ BİRBİRİNİN RAKİBİ DEĞİL, BİRBİRLERİNİN TAMAMLAYICISIDIR”

    ‘Tarım ile endüstri arasında bir tercihte bulunmaya zorlanma’ düşüncesinin meydana yaklaştığını bildiren Kirişci, “Bunlar birbirlerinin rakibi değil, birbirlerinin tamamlayıcısıdır. Yani un endüstri olmadan, şeker fabrikaları olmadan, bizim bunları kullanabileceğimiz formata dönüştürme talihimiz yoktur. Bundan hareketle de bir taraftan topraklarımızı koruyacağız, bir taraftan da birim alandan elde ettiğimiz hem verimi hem üretimi hem de niteliği de artırmaya devam edeceğiz” dedi.

    “Önümüzdeki senelerde Türkiye’nin bu refah srandardındeki yükselişle eş güdümlü geldiğimiz coğrafyalara tekrar bir dönüş olacağını düşünüyorum”
    Bakan Kirişci, besin güvenliğinin ardından orman hususunu ele alarak şunları söyledi:

    “Orman da gerçekte 2002’den beri bir ulusvekili olarak Mecliste yasama faaliyetlerinde bulunmaya başladığımdan beri çok takdir ettiğim, çok iftihar ettiğim, çok organize bulduğum bir alan. Ormancılar, bundan kaynaklı eli öpülesi bir kesim. Tabii ki bakanlık olarak bu vakte kadar yapılanlara ilave, bundan sonra bizim toplum amacıyladeki sosyal sınıflandırmamızda nerdeyse en alçakta yer alıyor, daha yukarılara taşıyacağız. Onların daha mutlu, daha refah srandardı çok bir ortamda yaşamalarını sağlayacağız. Arada sırada kendi kendime düşünürüm, ‘Bu ülkenin problemlerinin merkezinde en büyük sorunu nedir?’ diye. Maalesef kırsaldan şehire göçtür. Hepimiz biliriz, vatan dışına gidenler bilirler. Refah srandardı çok olanlar kırsalda yaşar, ama refah srandardı orta ve biraz altında olanlar da şehir merkezinde yaşar. Halbuki bizim kırsaldan şehir merkezlerine göçümüzün temel sebebi daha iyi bir yaşam, daha çok bir refah bulunmaktadır gerekçesiyle gelmiştik. Ama ben önümüzdeki senelerde Türkiye’nin bu refah srandardındeki yükselişle eş güdümlü geldiğimiz coğrafyalara tekrar bir dönüş, asgariden akşamlarını oralarda yaşamış bir kitle olacağını düşünüyorum. Ormancılar eli öpülesidir dedim, cefakardır dedim.”

    Yangın tehlikesini azaltıcı tedbirlere değinen Bakan Kirişci, “Hava ısısı hususu, bazı yöntemlerle ormancılıkta çok süregelen olmasa da gündeme getirilebilecek. Mesela gökyüzünün bulutlandırılması. Sonuç olarak ısısın bir oran aşağılara çekilmesi olası olabilir. Diğer taraftan rutubet. Bu teknolojinin de sağlamış bulunduğu imkanlarla bizim bu rutubet hususunu bir oran da olsa artırıp yangın tehlikesini azaltıcı bazı uygulamalarımız olabilir. Yangın çıktığında orman teşkilatımız bu hususta olabildiğince marifetli. Şu anda da çok özel ve güzel bir teknolojiye sahipler. Ama bunu yeni teknolojilerle donatacağız. Kaldı ki İHA’ları evrende ilk kullanan bizim orman teşkilatımız olmuştur. Millet olarak bununla iftihar etmemiz gerekir. Ama bu yetmez daha çoğunu yapacağız” dedi.

    “ORMANLARIMIZIN YANMASINA MANİ OLACAK BİRTAKIM İŞ VE İŞLEMLERİ HAYATA GEÇİRMEMİZ LAZIM”

    Tıpta hasta olduktan sonra hastayı tedavi etmenin bir işlem, insanın hasta olmamasını sağlamanın ise ayrı bir işlem bulunduğunu ifade eden Bakan Kirişci, “Buna biz koruyucu hekimlik diyoruz. Koruyucu hekimlik, koruyucu sıhhat hizmetleri gibi buna benzer bir şekilde ormanlarımızın da yanmasına mani olacak bazı iş ve işlemleri yaşama geçirmemiz lazım” diye konuştu.

    Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ise ormanların ehemmiyetine değinerek, “Ormanlarda yalnızca ağaçlar yok, sonsuz bitkiler ve başka canlılar da bulunuyor. Buralardan, ormanlardan imal edilen mamüller bir taraftan insana sağlığına olumlu etkiler yaparken, bir taraftan da ülke ekonomisine katkıda bulunuyor. Cumhurbaşkanımızı 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında talimatları oldu. 81 ilde 81 ulus ormanı tesis ederek vatandaşımızın hizmetine sunacağız. Orman köylümüzün refahının yükselmesi tarafında de çok büyük çalışmalar yürütüyoruz. Hava araçları gücümüzü attırarak, teknolojinin bütün imkânlarını seferber ederek 2022 senesinde yangın sezonuna hazır şekilde gireceğiz” diye konuştu.

    “ORMAN VARLIKLARININ KORUNMASINA ÇOK ÖNEM VERİYORUZ”

    Birleşmiş Milletler Besin ve Tarım Örgütü (FAO) Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü Viorel Gutu, “İklim değişiklığı dahil orman varlıklarını güvenliğini sağlamak kritik ciddiye sahiptir. Bu bağlamda bu hayati ciddiye sahip varlıkları koruyan şahıslara takdirlerimizi sunmak son derece ehemmiyetli olacaktır. Bu tür etkinlikler karşısında geleceğe yönelik umutla bakabiliyorum. Ormanlarımızı güvenliğini sağlamak amacıyla meydana koyduğumuz çözümlerin başarıya varacağı tarafında umutlarım artıyor. Bizler orman varlıklarının korunmasına, geliştirilmesine çok ehemmiyet veriyoruz. Bir kez daha yangınları mücadelesinde Türkiye hükümetine, bakanlığa, sahada ön cephede çalışan insanlara teşekkürlerimi sunmak isterim” ifadelerini kullandı.

    Benzer Yazılar

    Yorum Yapın

    Sitemizde bulunan içeriklerin kopyalanması, çoğaltılması ve paylaşılması yasaktır. Hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu düşündüğünüz içerikleri bildirmek ve diğer konularda bilgi edinmek için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.